4 Eylül 2008 Perşembe

kayboluyorum

Bildiğim yollar da bile kaybolur oldum artık...hergün gittiğim yollarda bile koybolur oldum.yenik düştüm artık hayata…dümensiz bir sandal gibi yalpalıyorum bir sağa bir sola…biliyordum yakamı bırakmayacağını kader denilen illetin …
Gözlerindeki hüzünle artık kayboluyorum aşkım..nasıl ki sıcak bakışlarınla yüreğim ısınıyordu şimdi gözlerinde ki hüzünle kayboluyorum… klavuzum oluyordu çıkmaz sokaklarda bana o sıcak bakışların …her şeyi öğrettin bana sevmeyi sevilmeyi mutluluğu bir sensiz yaşamayı öğretmedin,nasıl hayatla baş edeceğimi ,kanayan yüreğimle hayata nasıl sıkı sıkı sarılacağımı bu çıkmazlarda hayatımı nasıl idame ettireceğimi öğretmedin…
İsyan ediyorum şimdi Allaha neden?.Adaleti nerde bu ayrılığın hak hukuku ben nerden soracağım..Soramam ki Allaha… ben kime soracağım bu ayrılığın hesabını hangi kapıyı çalmam gerekiyor ki acaba..şimdi gidenemi sormalıyım bunun hesabını yoksa kendimemi ...
Çok mutluydum çok ama neden şimdi karabulutlar üzerimde…neden mutluluk kapıları kapandı suratıma… neden zincirler dolandı boğazıma…neden gözyaşlarıma hakim olamıyorum ki…neden şimdi arkamdan halime gülüyorlarmış gibi hissediyorum kendimi…neden imdat çığlıkları beynimde dolanıyor…neden her şeyden kaçıp kurutlmak istiyorum…
Oysa ne kadar hayat doluydum.şimdi bana değen her yağmur damlası yüreğimdeki acıların gözyaşlarını anlatır oldu…
Biliyorum diyecekler zaman her şeyin ilacıdır…zaman her şeyin ilacı değildir
Biliyorum unut artık onu diyecekler unutammmmmmmmm
Ağlama diyecekler ağlayacağım
Şimdi sadece maziye sarılacağım ama asla seni unutmaya çalışmayacağım istesemde bunu zaten yapamam ki… Yüreğimin yarısı sende kaldı yarım yürekle nereye kadar dayanırım ki bilmiyorum…sadece tek bildiğim var ben seni hala çok ama çok seviyorum……

Hiç yorum yok: