15 Mayıs 2009 Cuma

Aşk Bu

Soğuk sisli bir kış mevsiminde
ormanlıklar içerisinde küçük bir kulübe
Her yanı anılarla dolu her yanı hasret kokuyor
cümleye dönüştüremediğim beynimde onlarca kelime
unutamadığım uğruna yarınlarımdan vazgeçtiğim bir adam
poyraza kapılan yıkıntılar arasında kalan akşam düşleri
sevmenin bedelini öderken
ayakta durmak hayata tutunmak isteyen bir beden
parmaklarımın arasından kayıp giden kanlı gözyaşlarıyarım
kalmışlığın yıkılmışlığın içsel boşluğu…

Şimdi bir ceylan gibi ürkeğim bu ormanda
Yorgunum yüreğimin dermanı yok sevmeye
sana seni seviyorum demeye cesaretim yok
başımı omzuna dayayıp hıçkıra hıçkıra ağlamak
güneşin doğuşunu birlikte seyretmek imkansız artık
son demlerini yaşıyor içimdeki senli günler
çözeceğim birazdan iplerini koş bensizliğe
Yaşattığın acılara inat mutluluklar diliyorum sana
ben hakkımı helal ettim sende helal et sevdiceğim..
seni seviyorum severek kalbime gömüyorum...

Hiç yorum yok: