7 Nisan 2009 Salı

Poyraz Sert Esti Dün Gece

Saatin bipppppppppp sesiyle uyandım bu sabah yine…aslında hiç kalkasım yoktu yataktan tembellik yapmak istiyordum adeta..hiç gidesim yoktu işe…geç kalmak korkusuyla fırladım sıcacık yatağımdan sabahın köründe…her zamanki gibi bir koşuşturmaca başladı yavaş yavaş araba gürültüleri sessizliği bozmaya başladı..hazırlandım fırladım sokağa arabama bindim kafamda bir sürü düşünce trafik nasıldır acaba ,bu sabahta sağ salim gidecek miyim işime diye düşünürken iş yerime dönmem gereken kavşakta ne gazı kestim nede döndüm yükselttim vitesi asıldım gaza yırttım sabahı ve eski bir sayfayı…kendimi otobanda bir sürü makine yığını ortasında buldum şarkılar söylüyordum bağıra çağıra..”sevemedim karagözlüm seni doyunca”…

Bir aşkı daha gömdüm dün gece …tutunacak dalı olmayan sığınacak limanı bulunmayan bir aşkı daha gömdüm sessizce..zaten sürmesi imkansızdı …her seferinde ölmektense bir seferde ölmeliydi bitmeliydi aşkım bitmeliydi bu sevda..hem de en güzel tadında birbirimizi kırmadan en güzel anılarıyla hatırlanmalıydı bitmeliydi ah be gülüm bitmeliydi bu sevda…

Poyraz sert esmişti dün gece kalbimin tam ortasında..olsun be güzelim nasıl sönecekti bu ateş şimdi veririz kendimizi rüzgara elbet geçer yarası kalsada …her yanık gibi buda iz bırakacaktı kalbimin derinliklerinde..

Hala çekmemiştim ayağımı gaz dan gidiyordum süratla …hiçbir fikrim yoktu nereye gidiyordum ben acaba ama gidiyordum ..tabelaları gördükçe anladım istikamet sahil.. acı bir tebessüm oluştu suratımda..eski günler geldi aklıma oysa dün geceye kadar her şey ne kadar güzeldi hayatımda.. şimdi acıtıyor canımı bu şehir bu sahil acımasızca..çünkü dün gece poyraz sert esmişti tutunacak bir dal bile bırakmamıştı…çivi çiviyi söker dedim kendi kendime cesaret vererek yürü be dedim üstüne üstüne..
Oturdum kayalıkların üzerine poyrazı en çok burada hissettim yüreğim buz tuttu maşallah…ama nedense yine içten içe yakıp kavuruyordu ,sızım sızım sızlatıyordu bu sevda.. kayalıklardan uzun süre oturduktan sonra kalktım telaşla baktım saatime geç kalmıştım işe ama umrumda değildi yiyecek olduğum fırça…dün gece hayallerimi gömmüştüm aşka dair sevgiye dair umutlarımı rüzgara kaptırmıştım poyraz sert esmişti yüreğimin tam ortasında ….ne önemi var işin diyerek şarkılar mırıldanmaya başladım bağıra çağıra…
Vakti geldi ayrılığın
Ne yapsak boş
Kurtulamaz bir sevda bu amansız rüzgardan
Yüreğimde saklı kalan anılarla
Gidiyorum bu şehirden
Sevgilim hoşçakal

Gözlerindeki yaşı sil canım benim
Burda bırak git
Gereksiz artık anlamı yok sözlerin
Bu aşk gömülmeli
BU AŞK GÖMÜLMELİ….

Hiç yorum yok: